YEREL YÖNETİMLER DEMOKRASİNİN BEŞİÐİDİR

-

Necdet Demirel
edit YAZAR Necdet Demirel arrow_forward
calendar_month 15 Ara 2025
schedule 4 dk
visibility 33
update 21:40
share
Bu haberi paylaş
Facebook X WhatsApp
YEREL YÖNETİMLER DEMOKRASİNİN BEŞİÐİDİR
YEREL YÖNETİMLER DEMOKRASİNİN BEŞİÐİDİR Yozgat CHP İl Başkanı Onur KAYTAN basına yapmış olduğu yazılı açıklamada yerel yönetimler demokrasinin beşiğidir… Yozgat CHP İl Başkanı Onur KAYAN; "Yerel yönetimler demokrasinin beşiğidir. İl, belediye ve köy halkının yerel ve ortak gereksinimlerini karşılamak üzere kurulan yerel yönetimler, organları seçimle işbaşına gelen kamu tüzel kişilikleridir. Bu çerçevede yerel yöneticiler, görev süreleri boyunca kendilerine oy veren halkın istemlerine uygun biçimde çalışma üretme ve halka hesap verme durumundadırlar. Hizmetlerin halka en yakın birimden karşılanması ilkesi uyarınca merkezden yerele yetki devri süreçleri hızlanmış ve böylece kamu hizmetinde etkinlik ve verimlilik amaçlanmıştır. AKP bu değişikliği haklı kılmak için belediyelerin harcamalarının çokluğu ve yapılan usulsüzlükleri gerekçe göstermektedir. İleri sürülen ve belde belediyelerinden bazılarının kamu yararı dışı davranışlarda bulundukları kabul edilse dahi, bir hukuk devleti içinde idari vesayet yetkisi kullanan Bakanlığa düşen, bu belediyelere yönelik denetim yetkisini kullanması ve varsa yanlış uygulamalara yönelik yasal yaptırımlarıgerçekleştirmesidir. Ayrıca, yerel yönetimlerde en büyük denetim mekanizmasının halkın gözlem ve değerlendirmeleri olduğu bir diğer gerçektir. Yine AKP muhalif belediyeleri itibarsızlaştırma ve iş yapamaz duruma getirme amacına ilişkin çok sayıda örnek vardır. Mülkiye müfettişi, İçişleri Bakanlığı kontrolörü, özel yetkili savcıların görevlendirdiği bilirkişiler belediyelerimizi doldurmakta, yandaş medya eşliğinde sabaha karşı yapılan operasyonlarda reality showlar sergilenmektedir. Buna karşın, yolsuzluk mızrağının saklama çuvalına sığmadığı birçok AKP'li belediyede, işler yürümeye devam etmektedir!.. AKP sözü edilen Tasarı'yı, TBMM bayram nedeniyle ara vermeden yasalaştırmak ve Resmi Gazete'de yayımlatmak istiyor. Fakat bu isteği ve hırsı da işe yaramamıştır. Anayasa değişikliğinin tümü için yapılan oylamada AKP-MHP Koalisyon Hükümetinin, Yerel seçimleri öne alma macerası şimdilik hüsran ile bitmiştir. Kimin oyunu aleyhte kullandığını tespite çalışırken Cumhurbaşkanı da referandum yolunu işletmeyerek MHP gibi AKP nin koltuk değneği rolüne girerek değişikliği meclise tekrar incelenmek üzere iade etmiştir. Görülmektedir ki, birçok yönüyle Türkiye'nin geleceğinde büyük önem taşıyan bu düzenleme, bırakın demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşları hatta sorulması gereken kapatılan belde halkına danışılmadan bir oldu bittiye getirilerek geçirilmeye çalışılmaktadır. Bu tutum, AKP'nin katılımcıdemokrasiden ne anladığını, başka bir açıklamaya gerek bırakmaksızın ortaya koymaktadır. Bu değişiklikle bir yerel yönetim kuruluşunu kaldırıp Vali'nin veya Kaymakamın emir komutasındaki merkezi yönetim birimine dönüştürmek, yerele yetki devri olarak açıklanabilir mi? Bu kuruluşlar, Hükümet'in memuru olan Valiler ve kaymakamlar üzerinden, merkezin yerele dayatması işlevine sahip olacaklar yaşayan belde sakinleri üzerine ciddi bir baskı oluşturacaktır. Tasarı 29 kentte sayıları 1023'e ulaşan tüm belde belediyeleri ile bu 29 kentin dışında ve nüfusları 2 bin'in altında olan 559 belediye olmak üzere toplam 1582 belde belediyesini kapatmaktadır. Türkiye'nin 2950 belediyesinden 1582'sini kapatmak üzerinden gelişen bir yerelleşme iddiası, ancak AKP Türkiye'si modeli olarak tarihteki yerini alabilir. İdari rejimi yanında nüfus ve yüzölçümü büyüklükleri ile Türkiye'ye benzeyen Fransa'nın 36 bin beş yüz belediyesinden 28 bininin nüfusu bin'den azdır. Buna karşılık Türkiye'de mevcut 1977 belde belediyesi, kapatmalar sonrası 395'e inmektedir. İşte AKP ileri demokrasisinin anlayışı budur… Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın 5 inci maddesi, “yerel yönetim sınırlarında, mevzuatın elverdiği durumlarda ve mümkünse bir referandum yoluyla ilgili yerel topluluklara önceden danışılmadan değişiklik yapılamaz” hükmünü taşımaktadır. Türkiye'nin usulüne uygun biçimde onayladığı bu Anlaşma, Anayasa'nın 90'ıncı maddesi hükmü uyarınca iç hukukun üstündedir. O halde, belediyelerin kapatılıp yerel yönetim sınırlarını değiştirmek istiyorsanız, yapılması gereken, yerel referandumlar yoluyla vatandaşa sormaktır. Eğer belde halkı belediyesinin kapatılmasına razı geliyorsa, kimsenin söyleyeceği bir şey olamaz. Tersine, vatandaş belediyesinin kapatılmasını istemiyorsa, halkın egemenliğinin esas olması ilkesinden hareketle, Ankara'da, masa başında belde belediyelerini kapatmanın demokrasi ile açıklanabilir bir tarafı yoktur. Tasarı bunun yanında, Türkiye'deki her iki köyden birisini kapatıyor. 34 bin 500 belediyeden 16 bin 82'si tarihe karışıyor. Böylece, AKP zihniyetine göre Türkiye bir günde kentleşmiş olacak.Bu köyleri kapatmak köylünün ve kırsal yaşamın yararına mı olacaktır? Bu sorulara‘evet' cevabı vermek mümkün değildir. Ne olacağını aslında Tasarı'nın kendisinde bulmak mümkündür. Emlak vergisi ödemeyen, su parası ödemeyen, harçlar ve katılım paylarından muaf olan köylü, köy tüzel kişiliği kaldırılıp mahalleye dönüştürüldüğünde, bunların tümünü ödemek zorunda kalacak. Tasarı,belirli süreler boyunca muafiyet ve indirimler getirerek, bu alanda ortaya çıkacak reaksiyonu hafifletmeyi amaçlıyor. Ancak bilinmelidir ki, beş yıllık muafiyet süresi bitecek ve kırsal yaşam daha pahalı hale gelecektir. Türkiye'de tarım yapısı çöküp adeta zorunlu göç söz konusu iken, kırsal yaşama saygı duymayan bir düzenlemenin kime ne hayrı olacaktır? Acaba ilimizin coğrafi özellikleri, bu yapıyla yönetilmeye uygun mudur? Bir çok ilçemiz ile beldelerimiz arasındaki uzaklığı olan ve bir kısmı dağ köy-beldelere hizmet nasıl götürülecektir? İl Belediyesinin ve bir çok ilçenin maddi durumu ve imkanları ortada iken onlarca kilometre uzak olan ve hatta yolları bile düzgün olmayan belde ve köylere hizmetler hangi araç ve imkanlar ile ulaştırılacağı tartışma konusudur. Bu ilçeler kendi mahallelerine bile hizmet götüremezken bu değişiklik kime hizmet etmektedir? Görülmektedir ki, teknik anlamda beldelerin kapatılmasına ilişkin uygulama ile yurttaşa etkin belediyecilik hizmeti vermek mümkün değildir. Yapmamız gereken, ülkemizin demokratikleşmesine katkı sağlamak, yerel yönetimleri güçlendirmek ve vatandaşa götürülen hizmetlerin etkinliğini sağlamaktır. Bunun, günlük siyasi kaygılardan uzak, Türkiye'nin geleceğini inşa etmek anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekir. Yozgat ilinde kapanacak olan 36 belde halkının iradesi yok sayılarak bir köy haline getirilmesi için yapılan haksız uygulamalar karşısında Tüm belde sakinlerinin ve hemşerilerimizin bu oldu bittiye karşı koymasını; Belediyesine, PTT'sine, sağlık ocağına, karakoluna ve okuluna sahip çıkmasını ve geleceğine sahip çıkarak AKP nin bu çirkin oyunu hep birlikte bozmaya çağırıyoru" açıklamalarında bulundu.

Bu haberi nasıl buldunuz?

chat_bubble Yorumlar (0)

İpucu: Giriş yapın veya misafir olarak yorum yapabilirsiniz.

⚠️ Misafir yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.

chat_bubble

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!