MHP MANEVİ DEÐERLERE NEDEN SAHİP ÇIKMADIN?

-

Necdet Demirel
edit YAZAR Necdet Demirel arrow_forward
calendar_month 15 Ara 2025
schedule 3 dk
visibility 22
update 08:57
share
Bu haberi paylaş
Facebook X WhatsApp
MHP MANEVİ DEÐERLERE NEDEN SAHİP ÇIKMADIN?
BOZDAÐ SORGUN'DAN MHP'YE SESLENDİ Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ memleketi Yozgat'ta bayramlaşma mesaisine devam ediyor. Bozdağ memleketi Yozgat'ın Sorgun ilçesinde bayramlaşma programına katıldı. Sorgun Belediye İlyas Arslan kültür merkezinde Sorgun'lulara seslenen Bozdağ ; Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.  Bozdağ  “. 16 yaşını doldurmamış yani 8'i bitirmemiş yavrularımızı örgün kuran kursuna gitmesini ve hafızlık eğitimini almasını yasakladılar. Milliyetçiyim diye geçiniyorlar ya öyle milliyetçiliği nara atmak. Neden sahip çıkmıyorsun bu ülkenin manevi değerlerine kuran öğrenmeyi belli yaşta ki yavrulara yasaklayan düzenlemenin altına imza atacaksın kuran kursuna yavrusunu gönderen birinin peşine jandarmayı polisi takacaksın ondan sonra kalkıp vatan, millet, Sakarya diyeceksin. Bunlar hep böyle. Her kursa gider yüzme kursuna gider yaş sınırı yok. Dil kursuna gider yaş sınırı yok. Sanat kurslarına gider yai sınırı yok. Ama bu ülkenin evlatları kendi inandıkları dinin kitabını öğrenmek için camiye gitmek istediği zaman kitabı öğrenmek üzere o suç o yasak. Bu zihniyet yasakladı” şeklinde konuştu. 1994 İLE 2002 ARASINDA 4 EKONOMİK KRİZ GERÇEKLEŞTİ Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ konuşmasında; “Bakın eskiden Türkiye'nin 10 yıl içerisinde bazen üç tane ekonomik kriz olurdu. 94 de ekonomik kriz var, 97'de siyasal bir kriz var ve ekonomik kriz beraberinde ve 28 Şubat buldozer gibi her şeyin üzerinden geçti ve ezdi gitti. 2000'in kasımında 2001'nin de 28 Şubat'ında ekonomik kriz oldu. Bir baktığınız zaman 94le 2002 arasında sizin Ak Partiyi iktidara taşıdığınız dönem arasında Türkiye de 4 tane büyük krizin yaşandığını görüyoruz. Bedeli kim ödedi. Sorgunlu ödedi Yozgatlı ödedi bütün illerde ki insanlarımız ödedi. Birileri arabayı yardan aşağı attılar faturayı vatandaşın önüne koydular. İnsanlar arabasına sahip çıkamıyordu, evine sahip çıkamıyordu, tarlasına sahip çıkamıyordu, tarlasına tarlam diyemiyordu, malına malım diyemiyordu. Korku dağları sarmıştı. Kimdi iktidar MHP, DSP; ANAP 28 Şubatta yine aynı isimler. 2002 den bu yanlı sizin sayenizde yeni bir Türkiye yeni bir Türkiye iktidarı geldi, Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendinin liderliğinde yeni bir yönetim anlayışı vardı. Dünün Türkiye'sinde konuştuğunuzda hapishane de yer bulacağınız konular artık bu günün Türkiye'sinde kimsenin dikkatini çekiyor normaller arasına giriyor” dedi. MANEVİ DEÐERLERE NEDEN SAHİP ÇIKMIYORSUN Bozdağ konuşmasının devamında; “28 Şubat bitiremediği işleri önceki taşeronlara yaptıramadıklarını bu yeni taşeronlara yaptırdı. Demokrasiyi boğmak için milletin tercihlerini yok etmek için ne adımlar attılar. Bir kaçını söyleyeceğim. Bu yeni taşeronlar kuran kurslarına biz düzen getiriyoruz adı altında ilk okul beşi bitiremeyen yavrularımızın yazın camilere gidip kuran öğrenmesini yasakladılar. Altında MHP, DSP ve ANAP'ın eseri var. 16 yaşını doldurmamış yani 8'i bitirmemiş yavrularımızı örgün kuran kursuna gitmesini ve hafızlık eğitimini almasını yasakladılar. Milliyetçiyim diye geçiniyorlar ya öyle milliyetçiliği nara atmak. Neden sahip çıkmıyorsun bu ülkenin manevi değerlerine kuran öğrenmeyi belli yaşta ki yavrulara yasaklayan düzenlemenin altına imza atacaksın kuran kursuna yavrusunu gönderen birinin peşine jandarmayı polisi takacaksın ondan sonra kalkıp vatan, millet, Sakarya diyeceksin. Bunlar hep böyle. Her kursa gider yüzme kursuna gider yaş sınırı yok. Dil kursuna gider yaş sınırı yok. Sanat kurslarına gider yai sınırı yok. Ama bu ülkenin evlatları kendi inandıkları dinin kitabını öğrenmek için camiye gitmek istediği zaman kitabı öğrenmek üzere o suç o yasak. Bu zihniyet yasakladı. Peki biz ne yaptık bu yasakların hepsini biz kaldırdık. Cami ile yavrularımızın yeniden bütünleşmesinin yolunu açtık. CHP'li bir vekil ve CHP'nin yandaş bir takım STK'lar bunun iptali için Danıştay'a dava açtılar. Bir andan seçim gelince baş örtüsü dağıtıyorlar Yozgat'ta da dağıttılar. Seçim vakti geldiği zaman çarşaflara rozet takarsın seçim vakti geldiği zaman baş örtüsü ile ilgili güzel laflar edersin otobüsleri reklam pankartlarını başörtülü hanımlarla donatırsın ama iş samimi olarak gereğini yapmaya  gelince kaçak mahkeme kapılarına gidersin. Herkes kimin ne yaptığını görüyor. Davayı açanların zihniyeti ile CHP'nin sahip olduğu zihniyet aynı zihniyet. Hiç arasında bir fark yok. Bu dava bir millet vekilinin açtığı dava değildir CHP'nin genetik ruhunun ve zihniyetinin arkasında olduğu bir davadır. Ben sayın Kılıçdaroğlu'na çağrıda bulundum. Buradan bir kez daha söylüyorum. Eğer bu davanın arkasında CHP yoksa çık açıkla. De ki bir vekil bunu açmıştır, ama bu dava yanlıştır,zulmün ve haksızlığın devamını biz talep edemeyiz. Biz bunun arkasında yoğuz bununla ilgili de bakın parti olarak bu işeri yapıyor milletin değerlerine milletin tercihlerine biz saygı duyarız deyin o zaman biz size inanalım.

Bu haberi nasıl buldunuz?

chat_bubble Yorumlar (0)

İpucu: Giriş yapın veya misafir olarak yorum yapabilirsiniz.

⚠️ Misafir yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.

chat_bubble

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!