MEKKE’NİN FETHİNİ İYİ ANLATMALIYIZ

-

Necdet Demirel
edit YAZAR Necdet Demirel arrow_forward
calendar_month 15 Ara 2025
schedule 4 dk
visibility 31
update 05:21
share
Bu haberi paylaş
Facebook X WhatsApp
MEKKE’NİN FETHİNİ İYİ ANLATMALIYIZ
MEHKKENİN FETHİNİ İYİ ANLATMALIYIZ Yozgat Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Adnan Menderes Gülbaş, Mekke'nin fethinin İslam tarihi ve dünya tarihi açısından eşi benzeri görülmeyen önemli bir hadise olduğunu belirterek, yıl başında yapılan kutlamalardaki yanlışlıkları anlattı.  Yaptığı yazılı açıklamada Mekke'nin fethinin neden ve sonuçlarına değinen Gülbaş; “Bu fetih; yalnız Allah'a iman ve ibadet ettikleri için, müşrikler tarafından yurtlarından ayrılmak zorunda bırakılan Efendimiz ve ashabına Allah'ın en büyük lütfudur. Allahü Teâlâ'nın mübarek kıldığı ve İslâm dininin merkezi olan Mekke, fetihle birlikte gerçek kimliğine kavuşmuş, şirkten ve putperestlikten arınarak mânevi bir şehir olma özelliğine kavuşmuştu” dedi. Mekke'nin fethiyle birlikte şirkin Arabistan yarımadasındaki varlığının sona erdiğini hatırlatan Gülbaş, tevhid inancı hâkimiyetini ilan edilen fetihten sonra diğer fetihlerin arka arkaya gelerek, İslâm'ın üç kıtada hızla yayılmaya başladığına dikkat çekti. “Bizler de ferdi olarak, kalplerimizdeki şirk ve putları kırıp atalım ve Allahuekber davasını gönüllerimize tam olarak yerleştirelim” diyen Gülbaş, yıl başı kutlamalarındaki yanlışlığa da değindi. Milâdî takvimde Hz. İsa'nın doğum gününü başlangıç olarak kabul edildiğini kaydeden Ülkü Ocakları Başkanı Adnan Menderes Gülbaş, “Ancak ne acıdır ki, bir Peygamberin doğum günü, O'nun getirdiği esaslara hiç yakışmayan davranışlar içinde kutlanmaktadır. Bozulan, değiştirilen ve Yaratıcı tarafından hükmü kaldırılan dinin müntesipleri olan Hıristiyan batı ülke insanları, miladi yılbaşı gecelerini büyük bir çılgınlık içinde ve ahlâk dışı davranışlarla kutlarken ne yazık ki, bazı Müslümanlar da onları taklit etmektedirler. İnancımızla ve kültürümüzle hiç bağdaşmayan yılbaşı eğlenceleri, batılıları taklit etme hastalığımızdan olsa gerek, maalesef Müslüman Türk toplumuna da girmiş ve oldukça yaygınlaşmıştır. Noel kutlamaları adı altında yapılan bu eğlenceler, inancımıza ve yüzyıllardır bizi biz yapan kültürel değerlerimize zıt şekilde, birçok ahlâksızca davranışlar sergilenerek her yıl tekrarlanmaktadır. Geçmiş yılın muhasebesini yapmamız ve Yaratıcımızın bizi sağlıklı, huzurlu bir şekilde yeni bir yıla kavuşturduğu için şükrümüzü arttırmamız gerekirken, isyan ve inkâr bataklığına saplanarak, bozulmuş bir dinin müntesiplerinin arkasından şuursuzca sürüklenip gitmek hangi akla, hangi vicdana sığar acaba? Arkalarından sürüklenip gittiğimiz ve taklit ettiğimiz, başta ABD olmak üzere bu batılı ülkeler değil midir, yıllardır Filistinli masum kardeşlerimizi katleden Siyonist İsrail devletini destekleyenler? Irak'ı demokrasi getirme vaadi ile işgal ederek yıllarca gözyaşı akıtan ve arkalarında milyonlarca Müslümanın kanını bırakıp giden bunlar değil midir? Afganistan'da, Bosna'da, Somali'de, Lübnan'da, Musul'da, Kerkük'te veyahut Orta Asya'nın belirli kesimlerinde Türk-Müslümanlara yıllarca zulmedenler bunlar ve bunların eli kanlı işbirlikçileri değil midir? Nasıl oluyor da, bu batılılar Türk ve Müslümanlara karşı amansızca ve planlı bir katliam harekâtını açık bir şekilde sürdürmekte iken, bizler hâlâ onların izinden gidiyor ve onları taklit ediyoruz? Bu taklitçiliğin bizim inancımıza, bizim değerlerimize ve bizim kültürümüze ne kadar yabancı olduğunu ve biz mü'minlere hiçbir şekilde yakışmadığını, yaraşmadığını ne zaman kavrayacağız? ABD ve batı dünyası,Türk İslâm alemini yeryüzünden silmeye ahdetmiş iken ve bu yolda icrai faaliyet yaparken, hâlâ yılbaşı kutlaması adı altında bunları taklit etmeye, bunların izinden gitmeye devam edecek miyiz? Yeryüzünde bir tek Müslüman bırakmamaya azmetmiş olan, ne kadar fazla sayıda müslümanı katlederse o kadar fazla mükâfat göreceğine inanan ve bu inançları uğruna zulümlerini ara vermeden sürdüren Siyonist İsrail devleti için, “kendilerini savunma hakkını kullanıyorlar” hatta “İsrail'in haklarına seyirci kalamayız” diyebilen hıristiyan ABD ve batı ülke insanlarını daha ne kadar taklitte ve takipte devam edeceğiz? Allah'a isyanın neredeyse tavan yaptığı milâdî yılbaşı eğlencelerini ve noel çılgınlığını terk ederek, batı fikriyatına inat bu gece camilerimizi dolduralım ve ellerimizi Yüce Yaratıcımıza, zulüm gören dünyadaki Türk İslam alemine ve onların kurtuluşuna açalım. Dualarımız; dünyanın bütün bölgelerinde acılarla iç içe yaşayan mazlum Müslüman kardeşlerimiz için olsun. Kokuşmuş batı düzeninin rezilliğinden, Mekke'nin fethinin getirdiği güzellikler sistemine dönme vaktidir artık. Çekilen çile ve acılar uyanışa vesile olsun, yeni yıllarımız Türk İslam alemi için diriliş yıllarımız olsun... Allah'a isyanın zirveye çıktığı yılbaşı gecesinde, Mekke'nin fethi münasebetiyle Fetih gecesi düzenleyen ve genç nesillerimize İman şuuru aşılama faaliyeti içinde olan Ülkü Ocakları ve bu doğrultuda faliyet gösteren gençlik derneklerini, yöneticilerini tebrik ediyor, hayırlı faaliyetlerinin devamını diliyorum. Allah (c.c.) yar ve yardımcıları olsun. Bu tip günlerde kepazeliklerle dolu TV programları izleyip günahlara dalmak yerine, Mekke'nin fethinin kutlandığı geceye katılmak, inananlar için mükâfat, sevap ve ecir dolu bir tercih olacaktır” diye konuştu.          

Bu haberi nasıl buldunuz?

chat_bubble Yorumlar (0)

İpucu: Giriş yapın veya misafir olarak yorum yapabilirsiniz.

⚠️ Misafir yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.

chat_bubble

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!