KAMALAK TÜRKİYE HUKUKU KAOS YAŞIYOR

-

Necdet Demirel
edit YAZAR Necdet Demirel arrow_forward
calendar_month 15 Ara 2025
schedule 3 dk
visibility 46
update 18:13
share
Bu haberi paylaş
Facebook X WhatsApp
KAMALAK TÜRKİYE HUKUKU KAOS YAŞIYOR
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak geldiği Yozgat'ta, Yozgat Belediyesi Bilal Şahin Sosyal Tesislerinde partisi tarafından düzenlenen aday tanıtım toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. TÜRKİYE HUKUK KAOSU YAŞIYOR Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak gazetecilere yaptığı açıklamada "Bu son gelişmeleri gerek mahalli idareler bakımından gerekse merkezi yönetim açısından doğrusu içimiz buruk olarak izliyoruz. Türkiye tam anlamıyla hukuk kaosu yaşıyor. Türkiye bu duruma müstahak değil diye düşünüyorum. Türkiye Cumhuriyeti devletinin başbakanına, ana muhalefet partisi genel başkanı; 'başçalan' diyor, 'baş hırsız' diyor, öbür taraftan ülkenin başbakanı bu sözlere bir cevap vermiyor, belli bir kesime yöneliyor, haşhaşiler diyor, hainler diyor, virüsler, sülükler diyor. Bunlar kriptolu telefonu bile dinlemişler diyor ve böyle bir konuşma yok demiyor, hayır demiyor. Öbür taraftan bir başbakan için en ağır suçlama nasıl olabilir işte başçalan deniyor buna karşı yok böyle bir şey diye bir tazminat davası açmıyor. Bir suç duyurusunda bulunmuyor. Ne oluyor diye düşünüyorum. Yani suçlanan baş hırsız diye hitap edilen sıradan biri değil Türkiye Cumhuriyeti devletinin başbakanı. Eğer anamuhalefet partisi sayın genel başkanının ithamları doğru ise Türkiyemiz adına gerçekten korkunç bir şey" dedi. AK PARTİ BELEDİYELERİNİN 600'ÜNE YOLSUZLUK SORUŞTURMASI AÇILDI Kamalak açıklamasında; “Mahalli yönetimler açısından baktığımızda orada da da bir burkulma görüyoruz niye 2009 seçimlerinden bu yana tam 1522 belediye başkanı hakkında soruşturma açılmıştır. Ne için yolsuzluktan, hırsızlıktan, usulsüzlikten, ihaleye fesat karıştırmaktan. Bunlara da bakıyoruz 600'ü iktidar partisine mensup belediye başkanları yani Ak Partili belediye başkanları, 454'ü Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkanı, 232'si Milliyetçi Hareket Partisine mensup belediye başkanı, 96'sı da Barış ve Demokrasi partimize mensup belediye başkanı. Ne oluyor diye ürperiyorum” ifadelerine yer verdi. DIŞ POLİTİKADA FACİA YAŞIYORUZ Kamalak; “Dış politikaya bakıyorum tam anlamıyla bir facia başarısızlığı bir tarafa bırakın tam anlamıyla bir facia. Irak olayını düşünün, Libya olayını düşünün, Suriye politikasını düşünün, Mısır politikasını düşünün, şuan Kırımda bir olay var Türkler orada kıstırılıyor, orada da yine bir faciayla karşılaşacağız diye düşünüyorum” diye ifade etti. Kamalak, "Önümüzdeki seçimde belediye başkanlarını seçerken mazlum milletlere lider olmak var iken niçin zalimlere Uşak olalım ki, unutmayınız oy vermek aynı zamanda tasdik etmek, onay vermektir. Türkiye'de bankaların yüzde 60'ı, borsanın yüzde 70'i, sigorta şirketlerinin yüzde 80'i yabancıların eline geçmiştir. Bütün stratejik kuruluşlarımız yabancıların kontrolündedir. Işte görüyorsunuz döviz rekor üstüne rekor kırdı. Dolar cumhuriyet tarihinin zirvesini yaptı" dedi. "İKTİDAR BAKANLARININ FEZLEKELERININ MECLİSE GELMESİ ENGELLENMİŞ OLDU" 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk olaylarına adı karışan bakanların fezlekelerine değinen Kamalak, "Fezlekeler gelmek durumundaydı, gelse de seçim sonrası görüşülecek. Seçim öncesi görülmesi istenmiyordu, iktidar partisi bunu engellemiş oldu. Başarmış oldu, şimdilik ama tehir etmek çözüm değildir, o da tabi başlı başına soru işaretleri taşıyor. Korkulacak bir şey yoksa hızlandırması lazım. Sizin endişelenecek bir şeyiniz yoksa açarsınız kapıyı sonuna kadar söyleyecek neyiniz varsa söyleyin denir. Siyaseten suçlanıyorsa bir insan veya bir grup, bu tür suçlamaların temizlenmesinin yolu yargıdan geçer. Bir an önce yargının yolunu açmak icap ederdi ama gördük ki yargının yolu kesilmeye çalışıldı ve büyük ölçüde kesildi. Ilk etapta adli zabıta yönetmeliğinde değişiklik yapıldı, biz dedik ki olmaz böyle şey yanlış yapıyorsunuz, bu düzenleme hukuka, anayasaya aykırıdır sizin çıkardığınız kanuna aykırıdır dedik. Danıştay yürütmeyi durdurma kararı verdi ve nitekim öyle oldu. Sayın başbakanımız yeni bir milli mücadeleden bahsediyor. Biz soruyoruz Allah aşkına kiminle mücadele ediyoruz, düşmanımız kim? Avrupa Birliği ile mi savaşıyoruz, yoksa içeride mileti birbirine mi kırdıracağız diye soruyoruz yazık ki onlara da cevap alamıyoruz" diye konuştu. BAŞBAKAN DERSHANEDEKİ ÖÐRETMENLERI KAMUYA ALMAK DEÐİL ONLARDAN KURTULMAK İSTİYOR" Başbakan'ın dershane öğretmenlerini kamuya almak gibi bir düşünce içerisinde olmadığını savunan Kamalak, "İnlerine gireceğiz, haşhaşi diyeceksin ve kamuya alacaksın bunlar inandırıcı değil. Dershanelerdeki öğretmenleri kamuya almak değil, onlardan kurtulmaktır zaten. Onların nasıl vasıflandırıldığı biliniyor. Sonra kamuya öğretmen almanın şartları da belli. Merkezi sistemle sınava girecek, belirli şeyler var, performans belgeleri lazım. Bu sözler inandırıcı değil diye düşünüyorum. Çünkü olayı bir bütün olarak değerlendirdiğimizde inine kadar gireceğiz diyor, inine kadar girmek istediği insanları kamuya mı taşıyacak" diye sordu

Bu haberi nasıl buldunuz?

chat_bubble Yorumlar (0)

İpucu: Giriş yapın veya misafir olarak yorum yapabilirsiniz.

⚠️ Misafir yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.

chat_bubble

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!