İSLAM’DA HOŞGÖRÜ

-

Necdet Demirel
edit YAZAR Necdet Demirel arrow_forward
calendar_month 15 Ara 2025
schedule 3 dk
visibility 27
update 00:54
share
Bu haberi paylaş
Facebook X WhatsApp
İSLAM’DA HOŞGÖRÜ
  İSLAM'DA HOŞGÖRÜ Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha ve tolerans, Türkçemizde hoşgörü ile ifade edilmekledir. İslâmiyet'in hoşgörü anlayışını, Kur'an'a ve Hz. Peygamber'in uygulamalarına bakarak tespit edebili­riz. Hz. Peygamber, İslâm dinini tebliğde ve sosyal münasebetlerinde, Kurandan ilham alarak insanla­ra daima hoşgörü ile yaklaşmış ve onlara yumuşak davranarak gönüllerini fethetmiştir. "Eğer sen kaba ve katı yürekli olsaydın, etrafından dağılıp gitmişlerdi bile." O, insanlara hoşgörülü davranmış ve onları ürkütecek ve nefret ettirecek davranışlardan uzak durmuştur. Peygamberimiz, insanları İslâm'a davet ederken, davasını kabul etmesi için hiç kimseye baskı yapmamıştır. Bu konuda Yüce Allah, Peygamberine nasıl davranacağını şu şekilde açıklamıştır : (Ey Muhammed) Sen, Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Çünkü Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de en iyi bilen­dir." İslâmiyetin hoşgörü çerçevesinde ortaya koyduğu bazı prensipler vardır. Bu prensiplerden biri, kişinin öncelikle nefis muhasebesi yaparak, kendi kusurları­nı düzeltmeye çalışmasıdır. Kendi kusurlarını gör­meyen, görüp de düzeltmeyen kimsenin, başkaları­nın kusurlarıyla ilgilenmesi ve onları açığa çıkarma­sı doğru değildir. Peygamberimiz: "Kim dünyada birkulun ayıbını örterse, Allah da onun ayıbını kıyamet günü örter." buyurmak suretiyle, insanla­rın kusurlarını örtmenin ehemmiyetini işaret etmiştir.       Sosyal münasebetlerimizde öfkeyi yenmek, in­sanları affetmek, insanlara beddua etmemek, önyargıdan uzak durmak, su-i zandan, kibir ve gururdan kaçınmak, insanların şahsiyetini rencide etmemek, insanlarla alay etmemek, insanların hoşumuza git­meyen davranışlarına sabır göstermek, aile efradına sevgi ve şefkatle yaklaşmak, yaşlılara saygılı olmak, komşularla iyi geçinmek ve insanlara eziyet etme­mek gibi davranışlar, İslâmiyet'in hoşgörü çerçeve­sinde ortaya koyduğu prensiplerdir. İslâm'ın önemle üzerinde durduğu bir konu da din hürriyetidir. İslâm'a göre inanmaları için insan­lara baskı yapılamaz. Bu bağlamda Yüce Allah şöy­le buyurur: "Dinde zorlama yoktur." Bu ayeti kendisine düstur edinen Peygamberimiz, İslâm'a gir­me hususunda hiç kimseye baskı yapmamış, sadece tebliğ görevini yerine getirmiştir. İslâm'ın ortaya koyduğu prensipler sayesindedir ki ehl-i kitap, İslâm coğrafyasında güven içerisinde hayatlarını sürdürmüşler ve dinlerini, hiçbir engelle­me olmadan rahat bir şekilde yaşamışlardır. İslâm, diğer görüşlere hoşgörü ile baktığı gibi, di­ğer görüşlerin de İslâm'a hoşgörü ile bakmalarını bekler. Toplumsal barışın, hatta dünya barışının sağlan­ması, hoşgörüyle mümkündür. Bunun sağlanmasın­da bütün insanlara görev düşmektedir. İnsanlık, ara­dığı huzuru bulmak istiyorsa, rahmet Peygamberi Hz. Muhammed'in evrensel hoşgörü anlayışını öğrenmeli ve yaşamalıdır. Ne mutlu Nebevi hoşgörüyü kendine rehber edi­nenlere...

Bu haberi nasıl buldunuz?

chat_bubble Yorumlar (0)

İpucu: Giriş yapın veya misafir olarak yorum yapabilirsiniz.

⚠️ Misafir yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.

chat_bubble

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!