Bozdağ, Sizin Politikanın Milli Politika mı, Gayri Milli Politika mı?

-

Necdet Demirel
edit YAZAR Necdet Demirel arrow_forward
calendar_month 15 Ara 2025
schedule 6 dk
visibility 37
update 12:33
share
Bu haberi paylaş
Facebook X WhatsApp
Bozdağ, Sizin Politikanın Milli Politika mı, Gayri Milli Politika mı?
Bozdağ  “Terör konusu siyasi rekabet konusu değildir, partilerin bir birini itham edecekleri bir konu değildir. Partiler üstü bir konudur. Sadece Ak Partinin değil bütün partilerin meselesidir. Sadece bir bölgenin değil yedi bölgenin ortak meselesidir. Öyleyse bizim buna partiler üstü, bölgeler üstü, şehirler üstü milli bir sorun olarak bakıp ve çözümü konusunda da el ele vermemiz lazım. Aklımızı aklımıza, bilgimizi bilgimize, tecrübemizi tecrübemize eklememiz lazım. Var mı, yok. İtham var, yalan var, iftira var. Biz bir şey yaptığımız zaman da aman ha ülkeyi bölüyorlar, başka lafları yok” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrukulu'nun Dersim için özür dileme konusuna da değinen Bekir Bozdağ “Şimdi Sezgin Tanrıkulu çıktı Dersim'den dolayı özür diledi başkaları şimdi ona laf yetiştirmeye başladılar. Allah aşkına sizin genel başkan yardımcılarınız partiyi temsil emiyorlar mı, benim bildiğim genel başkan temsil eder, genel başkan yardımcıları temsil eder, gurup başkan vekilleri temsil eder. Onların söyledikleri sadece kendilerini değil partilerini de izam eder. Bakıyorsunuz bir laf söylüyor, herkes hücum ediyor. Başka biri bir laf söylüyor ona da hücum ediyorlar. Genel başkan bir laf söylüyor ona da başka bir şey diyorlar. O zaman ben buradan soruyorum biz sizin hanginizin ağzınızdan çıkan lafa inanacağız. Hangisi CHP'nin gerçek politikasını temsil eder diyeceğiz. Sayın Kılıçdaroğlu'nun söyledikleri mi yoksa genel başkan yardımcılarının söyledikleri mi, yoksa gurup başkan vekillerinin söyledikleri mi partiyi bağlar” şeklinde konuştu. İşte Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın o konuşmasının tamamı; 30 yılı aşkındır bu ülke terörle mücadele ediyor. Çözüm sürecine karşı çıkmak, bu konuda ki atılan adımları ihanet olarak nitelemek dışında sizin terör belasından bu ülkeyi kurtarmak için çözüm projeniz nedir. Madem Ak Parti hükümetleri yanlış yapıyorlar, öyleyse sizin doğrularınız nedir. Hangi usulde biz yol alırsak Türkiye'yi terörden kurtarırız. Bir daha PKK terörü ya da başka terör Türkiye de olmaz. Projeniz nedir. Buyurun söyleyin. Bakın parlamentodasınız, Türkiye'nin en güçlü muhalefet partilerisiniz ama söyleyeceğiniz yalandan dolandan iftiradan ithamdan başka bugüne kadar hiçbir şey yok. Çözümünüz ney, çözümleri de yok. Bunlar şehit cenazelerinde istismar yapamadıkları için rahatsızlık duyan insanlar. Böyle bir şey olabilir mi. Kanın, gözyaşının, terörün bittiği silahın sustuğu bir Türkiye'yi hepimizin arzu etmesi, bunun için de hepimizin taşın altına elimizi koymamız lazım. Ben her zaman söyledim, bir kez de buradan söylüyorum. Terör konusu siyasi rekabet konusu değildir, partilerin bir birini itham edecekleri bir konu değildir. Partiler üstü bir konudur. Sadece Ak Partinin değil bütün partilerin meselesidir. Sadece bir bölgenin değil yedi bölgenin ortak meselesidir. Öyleyse bizim buna partiler üstü, bölgeler üstü, şehirler üstü milli bir sorun olarak bakıp ve çözümü konusunda da el ele vermemiz lazım. Aklımızı aklımıza, bilgimizi bilgimize, tecrübemizi tecrübemize eklememiz lazım. Var mı, yok. İtham var, yalan var, iftira var. Biz bir şey yaptığımız zaman da aman ha ülkeyi bölüyorlar, başka lafları yok. Onun için bunları konuşanlara ben Sorgun'da ki bütün kardeşlerime diyorum ki, siz onlara sorun deyin ki; Ak Parti madem yanlış yapıyor sizin doğrunuz nedir onu söyleyin bize. Türkiye de bir iktidar sorunu yoktur. Ama Türkiye'nin gerçeklerinden kopuk bir muhalefet sorunu vardır. Bizim muhalefet fezada uçuyor, Türkiye'nin gerçekleriyle bizim muhalefetimizin gerçekleri bir biri ile asla örtüşmüyor.  Kılıçdaroğlu konuşuyor bakıyorsun Allah Alla bu İsrail'in politikalarını mı savunuyor diyorsun. Bakıyorsun Esad'ın politikalarını mı savunuyor diyorsun. Onların Türkiye ile ilgili söylediklerine bakıyorsunuz, onun söylediklerine bakıyorsunuz sanki bir kalemden çıkmış. Böyle bir siyaset olur mu? Türkiye'nin dış politikasıyla başka Ülkerlerin dış politikası elbette bir biri ile uyuşmayabilir, uyuştuğu noktalar da olabilir. Bir muhalefet partisi ülkesinin dış politikasına karşı paralel bir politika koyuyorsa o zaman bizim oturup şunu sormamız lazım. Durun bakalım siz hangi ülkenin menfaatini savunuyorsunuz. Türkiye'nin menfaatini savunuyorsanız o zaman Türkiye'nin menfaatinin nerde olduğunu, devletin bütün bilgi ve imkânlarıyla ülkenin hükümeti, dış işleri, cumhurbaşkanı, devletin organları belirliyor ve o çerçeve de bir politika ortaya konuluyor. Ona bizim de sahip çıkmamız lazım. Eleştiri olabilir, şurası eksik burayı tamamlayın, şurası yanlış burayı düzeltin denebilir. Ama başka ülkelerin söyledikleriyle yüzde yüz örtüşen cümlelerle bu politikalara saldırılırsa o zaman bizim şunu sorma hakkımız var. Sizin dış politikanız milli bir politika mıdır, yoksa gayri milli bir politika mıdır? Sizin dış politika anlayışınız Türkiye'nin çıkarlarını esas alan bir anlayış mıdır, yoksa başkaların çıkarlarını esas alan bir anlayış mıdır? Biz elbette bunu soracağız. Bizim bütün derdimiz Türkiye'nin her alanda menfaatini koruyan, kollayan adımlar atmak, politikaları hayata geçirmektir. CHP'de şimdi konuşuyorlar, bir genel başkan yardımcısı konuşuyor, bir laf söylüyor, öbürlerin hepsi ona başka laflar söylüyor. Şimdi Sezgin Tanrıkulu çıktı Dersim'den dolayı özür diledi başkaları şimdi ona laf yetiştirmeye başladılar. Allah aşkına sizin genel başkan yardımcılarınız partiyi temsil emiyorlar mı, benim bildiğim genel başkan temsil eder, genel başkan yardımcıları temsil eder, gurup başkan vekilleri temsil eder. Onların söyledikleri sadece kendilerini değil partilerini de izam eder. Bakıyorsunuz bir laf söylüyor, herkes hücum ediyor. Başka biri bir laf söylüyor ona da hücum ediyorlar. Genel başkan bir laf söylüyor ona da başka bir şey diyorlar. O zaman ben buradan soruyorum biz sizin hanginizin ağzınızdan çıkan lafa inanacağız. Hangisi CHP'nin gerçek politikasını temsil eder diyeceğiz. Sayın Kılıçdaroğlu'nun söyledikleri mi yoksa genel başkan yardımcılarının söyledikleri mi, yoksa gurup başkan vekillerinin söyledikleri mi partiyi bağlar. Biz biliriz ki hepsinin ki bağlar. Bir biri ile çatışmaz, uyum içinde olur. Ama bakıyoruz kendi içerisinde çatışan bir yapı var. Bizde bundan rahatsızız. Diyeceksiniz CHP'nin derdi size mi düştü, bize düşmedi de Türkiye böylesi bir muhalefete layık değil. Onun için biz bunu dert ediniyoruz. Bizim siyasetimiz sadece Yozgat'ta, sadece İstanbul'da, Ankara'da değil Edirne'de, Çanakkale'de, Kars'ta, Hakkâri'de, Şırnak'da Türkiye'nin her bir yerinde siyaset yapan ve yürüten, hizmet üreten bir partiyiz. Türkiye'nin her yerinde var. Bakın şimdi diğer partiler öyle değil. HDP'ye bakıyorsunuz bir bölgenin partisi. MHP'ye bakıyorsunuz, iç Anadolu yoğunluklu biraz başka illerde noktasal yoğunluğu olan bir parti. CHP'ye bakıyorsunuz sahil bandına sıkışmış bir parti. Ama Ak parti İç Anadolu'nun da biricisi, Karadeniz´inde birincisi, Doğu Anadolu´nda birincisi Akdeniz´inde birincisi Güneydoğu Anadolu´nda Marmara´nın da birinci partisidir. Ege'nin de birinci partisidir. Her bölgenin birinci partisidir. Bunlar Türkiye'yi kucaklamıyor diye AK Parti itham ediyorlar. Allah aşkına bir parti toplumu kucaklamazda Türkiye´nin bütün bölgelerde nasıl birinci parti olur. Kalkıp diyorlar ki AK Parti Türkiye´yi ayrıştırıyor. AK Parti Türkiye´yi birleştiriyor. Türkiye´yi kaynaştırıyor. Türkiye´yi k kucaklıyor. Bunlar zihinlerinde Türkiye´yi paylaşmışlar öyle gözüküyor. MHP´de öyle. Zihinlerinde Türkiye´nin bazı bölgelerinin kendi siyasetleri için uygun görmüyorlar, kendi siyasetleri alanında yok sayıyorlar. Şimdi Doğu ve Güneydoğu Anadolu´da AK Parti ve HDP dışında başka parti yok. Kim terk etti orayı CHP terk etti. MHP terk etti Keşke onlar da oradan  yüksek oy alsalar. CHP´de MHP´de oralarda olsalar. Ama bölgeyi terk edip, HDP´nin kucağında itenler Yozgat´ta Ankara ´da aslan olup kükrüyorlar. Gideceksin orada siyaset yapacaksın. ´Ya bize bunları söylüyorlar da ülkeyi siz yönetiyorsunuz´ e biz yönetiyoruz. E güvenlik sağlayın e bizim insanlarımız gidip orada siyaset yapıyorlar. Teşkilatlarımız var belediyelerimiz var. İl genel meclis üyelerimiz var. Onlar nasıl yapıyor güvenlik yok mu orada, Var. Onlarda hizmet ediyorlar. Sizin canının kıymetlide onların ki kıymetsiz. Onlarında canı kıymetli Onlar yapıyorlar. Türkiye´nin  güvenlik sorunu yoktur. Türkiye´nin kamu düzenine dair bir sıkıntısı yoktur. Kamu düzeni bu ülkenin her yerinde vardır. Kim kamu düzenin ihlal ediyorsa yaslar çerçevesinde ona her türlü müdahale tereddütsüz anında yapılmaktadır. Sanki güvenlik yokuşta bey efendiler gidemiyormuş Gitmek istiyorsanız buyurun söyleyin  eğer güvenlik endişeniz varsa her türlü tedbiri almaya hazırız. Kaldı ki böyle bir endişe asla yok. Problem ney Problem kafalarda kafalar da... Onlar kafalarından ülkeyi paramparça etmişler. AK Parti bu kafalara da karşıdır. Bu kafaların ürettiği siyasete de karşıdır.   Biz birleştirici bir siyaseti Türkiye´nin merkezine koyduk ve merkezde yolumuza devem edeceğiz. 

Bu haberi nasıl buldunuz?

chat_bubble Yorumlar (0)

İpucu: Giriş yapın veya misafir olarak yorum yapabilirsiniz.

⚠️ Misafir yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.

chat_bubble

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!