Seyfi Bayrak, Bütçede Memurlara Ayrılan Kaynak Hükümete Peşkeş Çekildi
564 defa okunmuş - 29 Ekim 2014 - Çarşamba 00:00
Türk Eğitim Sen Yozgat Şube Başkanlığı tarafından Cumhuriyet Meydanında Atatürk Anıtı önünde basın açıklaması yapıldı. Şehitler için bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasının ardından Şube Başkanı Seyfi Bayrak, Yozgat halkının ve Türk milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutlayarak başladığı konuşmasında AK Parti Hükümetinin açılım projesini sert bir dille eleştirdi. Bayrak, “Bizlere bu vatanı ve bu devleti hediye eden ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Bizler bu devleti, bu Cumhuriyeti sokakta bulmadık. Bir Bebek büyütür gibi, bir evlat yetiştirir gibi canımız pahasına koruduk, gözettik ve 91 yaşına getirdik. Ne yazık ki bugün, evlatlarımızı feda ederek, hayatlarımızdan vazgeçerek yaşatmaya çalıştığımız devletimiz, adına açılım denen bir ihanet projesi çerçevesinde soysuzların oyuncağı haline getirilmiştir. Aldığı tavizlerle iyiden iyiye azan terör örgütü, hain pusularına sokak ortası infazlarıyla devam etmektedir. Nitekim geçtiğimiz gün Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde 3 yiğit evladımızı daha teröre ve açılıma kurban verdik.” dedi. Hakkari Yüksekova'da sokak ortasında şehit edilen 3 askere Allah'tan rahmet dileyen Bayrak, “Terörü, teröristi, iç ve dış bütün destekçilerini ve olup bitene şahsi çıkarları için sessiz kalanları lanetliyor, şiddetle protesto ediyorum. Allah hepsinin belasını versin.” diye konuştu. Kamu görevlisi ve emeklilerin ekonomik açıdan büyük sıkıntılar içerisinde olduğunu vurgulayan Bayrak, şöyle devam etti: “Yaşanan son ekonomik gelişmelerle birlikte 2,6 milyon kamu görevlisi ve 1,9 milyon emeklinin çileli geçim mücadelesi tam bir ekonomik savaşa dönmüş durumdadır. Memurlarımız 9 aydır, toplu sözleşme görüşmelerinde uğradığı ihanetin bedelini ödemektedir. İktidar ve malum konfederasyon iş birliği ile memurlar 123 TL, emekliler ise 140 TL zamma mahkum edildiler. 2014 ve 2015 yılı maaş zamlarının belirlendiği toplu sözleşme görüşmelerinde sözde yetkili konfederasyon, memurları masada yüz üstü bıraktı.” BÜTÇEDE MEMURLARA AYRILAN KAYNAK HÜKÜMETE PEŞKEŞ ÇEKİLDİ Kanuna göre 30 gün sürmesi gereken toplu sözleşme sürecinin 7 günde, 2 toplantı sonunda anlaşmayla sonuçlandırıldığını söyleyen Bayrak, “Toplu sözleşme sonunda kamu görevlilerinin hakkı olan enflasyon farkı ödemesi gasp edildi, yok sayıldı; memurlar kaderine terk edildi. Bütçede memurlara ayrılan kaynağın 2,97 milyar TL'si hükümete peşkeş çekildi ve masada bırakıldı. Maaşlara yansıyan 123 TL'lik net artış, tarihi başarı olarak yutturulmaya çalışıldı. Ayrıca, enflasyon farkı unutuldu; ek ders ücretleri, nöbet ücretleri, ek ödemeler, aile yardımı, çocuk parası, özel hizmet tazminatı, fazla mesai ücretleri de artmadı. Hal böyle olunca, memur maaşları hükümetin ilk teklifinin bile altında kaldı, memurların aylık zararı ortalama 200 lirayı aştı. Bütün bu yaşananlara rağmen toplu ihanete imza atan konfederasyon hala durumdan son derece memnun. Allah için çıkıp bir açıklama dahi yapamıyor. 'Memur maaşı eridi' diyemiyor. Hala elindeki ihanet hançeriyle memuru sırtından vurmak için gün sayıyor. Malum konfederasyon o zaman 'Tarihi toplu sözleşme imzaladık.' dediğinde inanmamıştık. Meğer doğruymuş, tarih, böyle bir rezalet, böyle bir ihanet görmedi. Tarihte hiçbir sendika, işverenin teklifinden daha düşük zam istemedi.” şeklinde konuştu. YOLSUZLUÐA, HIRSIZLIÐA DESTEK VERENLER, BUGÜN MEMURUN KARŞISINA NE YÜZLE ÇIKACAKLAR? "Memuru unutup, yolsuzluğa, hırsızlığa destek verenler, bugün memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar?" diye soran Bayrak, konuşmasını şöyle tamamladı: "9 ay içinde ailenin zorunlu harcamaları 363 lira artmışken, 123 lira zamma 'Evet' diyenler, memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar? Hizmetlileri yok sayanlar, TÜİK çalışanı dahil tüm 4/C'lilere; vekil ebe, hemşire, imam ve aile sağlığı elemanlarına üvey evlat muamelesi yapıp kadroya geçirmeyenler, öğretmeni, sağlık çalışanını, maliyeciyi, adliye çalışanını unutanlar, postacıya, ormancıya, belediye çalışanına, diyanet çalışanına kör bakanlar, emeklileri, ek gösterge sorunlarını, ek ödeme sorunlarını, fazla mesaileri, döner sermayeleri bir kenara bırakıp, 2 gün içinde memuru masada satıp kaçanlar, bugün memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar? Kış soğuğunun bastırdığı günlerde oduna, kömüre, doğalgaza gelen zamları bile karşılamayan maaş artışına imza atan, bir eli yağda, bir eli balda yandaşlar, soğuktan donan memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar? Bize toplu sözleşmenin dışına çıkamayız diyenler, toplu sözleşme dışında hâkim ve savcıların maaşlarına 1.155 TL, akademik personele de 725 ile 835 lira arasında zam yapılmasına karar verdiler. Hakim ve savcılarımızın, bilim adamlarımızın maaşlarının yükseltilmesi elbette hepimizin isteğidir. Ama bizim talebimiz, bütün memurların ve emeklilerin sorunlarının çözülmesi yönündedir. Bu kapsamda yüzde 12 ek zam istiyoruz. Cumhurbaşkanlığının bütçesini iki katına çıkarıyor, yüzde 100 zam yapıyorsunuz. Atatürk'ün emaneti Orman Çiftliğini talan edip, milyarlarca liraya Saray yapıyorsunuz. Milletvekili maaşlarına tam 1000 lira zam yapıyorsunuz. PKK'yla terör pazarlığı yapıyorsunuz. Apo'yla ihanet pazarlığı yapıyorsunuz. IŞİD'le rehine pazarlığı yapıyorsunuz. PYD'yle yardım pazarlığı yapıyorsunuz. Memurla maaş pazarlığı yapmaktan kaçamazsınız."
Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...